ATATÜRK’ÜN NUTUK’U FİLM OLUYOR

Değerli arkadaşlar, Atatürk’ümüzün yazmış olduğu eşsiz eser NUTUK’un film çekimlerine başladık…

Filmin yönetmeni Faik Ahmet Akıncı ile Atatürk’ü canlandıran sanatçı Yalçın Mıhçı, filmin çekimlerine başlandığını bildirdiler. Kurtuluş Savaşı yıllarını en iyi biçimde perdeye yansıtacak olan NUTUK, ilerleyen günlerde sinemalarda ve televizyonlarda gösterime girecek… “19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıktım!” diye başlayan NUTUK, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ile son bulacak.

Türk ulusunun çektiği acıları, uğradığı soy kırımı, içine düştüğü fırtınaları, yaşadığı tarihsel ihanetleri ve Kurtuluş Savaşı’mız sırasında çektiğimiz çileleleri tüm görkemiyle anlatacak olan film; Atatürk’ün, “En büyük eserimdir” dediği Cumhuriyetimizi Türk gençliğine emanet etmesiyle son bulacak.

Yalçın Mıhçı

Türkçenin Diriliş Hareketi Derneği Genel Başkanı

 

28 Şubatta, Denizlili baba ve Merzifonlu anneden doğan sanatçımız Yalçın Mıhçı, biri konservatuar diğeri işletme olmak üzere iki bilimyurdu (üniversite) mezunudur. Henüz üç yaşındayken,  icrası son derece güç olan Türk Sanat Müziği eserlerini dinleyenlerin şaşkın ve hayran bakışları önünde hatasız söyleyerek yeteneğini belli etmiştir. İlk konserini yedi yaşında verip, ilk bestesini on iki yaşında ortaya koyan dahi sanatçımızın, söz ve müziklerinin tamamı kendisine ait olan beş yüzün üzerinde bestesi vardır. Bu ülkede gerçek sanatçılara değil, magazin dünyasının azsolistlerine değer verilmesine ve müzik piyasasındaki yozlaşmalara kızarak; Türk müziğinin gücünü ve güzelliğini tüm dünyaya kanıtlamak için Amerika’ya gitmiştir.  Amerika’da fahri kültür elçiliği yapan sanatçımız yarısı Türkçe yarısı İngilizce olarak Türk sanat müziği konserleri vermiş ve müziğimizin tanıtımına katkıda bulunmuştur. WHY adlı şiiri Amerika’da yılın şiiri seçilmiş ve yine Yalçın Mıhçı tarafından bestelenen bu yapıt Beyaz Saray belgeliğine (arşivine) girmiştir.

19 Mayıs Gençlik Bayramı etkinliklerinde Atatürk’ümüzün canlandırılması…

Yalçın Mıhçı ülkemize dönünce söz ve müzikleri kendisine ait olan “KUMLARA ŞİİRLER YAZDIM” adlı bir albüm çıkarmış, daha sonra da konservatuara gidemeyen ancak şarkı söyleyenler için yararlı olacak “Şarkı Böyle Söylenir – Kötü Ses Yoktur, Kötü Söylemek Vardır” adlı teknik bir kitap çıkartmıştır. Yalçın Mıhçı, hastalığı süresince Müzeyyen Senar’ı hiç yalnız bırakmamış, defalarca Senar’ı ziyaret ederek vefa ve dostluğun en  içten örneklerini sergilemiştir. Yalçın Mıhçı, Senar için sözlerini yazıp bestelediği ve albümüne aldığı “Müzeyyen Senar’a Saygı Klibi” olarak da tanınan eserini POPSTAR-ALATURKA yarışmasının finalinde okumuş ve çok büyük beğeni toplamıştır.

27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya gelişi etkinliklerinden bir kare.

“Çocukluğumdan beri Atatürk’ü, kalben içimde taşıdığıma inanıyorum. Atatürk’ü en güzel Atatürk oynar, ondan sonra da ben canlandırırım.” diyen Yalçın Mıhçı, 29 Ekimde sinemalarda gösterime giren Şehit Kubilay Filminde Atatürk’ü canlandırmıştır. Atatürk’ün bilinçli ya da bilinçsiz olarak yanlış ve eksik anlatıldığını düşünen Mıhçı “Atatürk’üm” adlı bir kitap yazmış ve Bilgi yayınevi tarafından yayınlanan bu kitapla büyük kitlelere Atatürk’ümüzü bir kez daha sevdirmeyi başarmıştır. Sanatçımızın “ATATÜRK’ÜM GÜLÜYOR” adlı yeni kitabı ise 29 Ekim 2019’da okuyucularıyla buluştu. 

Yalçın Mıhçı ve Arda Kural, Şehit Kubilay filminin çekimlerinde.

Yalçın Mıhçı ve Arda Kural, Şehit Kubilay filminin çekimlerinde.

Yalçın Mıhçı, gerçek bir aydın olmanın kendisine verdiği güç ve sorumlulukla Türkçenin Diriliş Hareketinin kurucularından birisi olmuş ve Türkçemizin yozlaşmasına karşı savaş açmıştır.  29 Ekim’de yayınlanmış olan “Türkçenin Diriliş Hareketi – Artık Söz Türkçenin!” adlı kitapla dilimizin yozlaşmasına karşı ulusal bir diriliş etkinliği başlatmıştır. Yalçın Mıhçı, 10.06.2016 tarihinde kurulan Türkçenin Diriliş Hareketi Derneğinin Genel Başkanlığına oy birliğiyle seçilmiş olup halen bu görevi başarıyla sürdürmekte ve tüm halkımızı Türkçenin Diriliş Hareketi Derneğine destek olmaya çağırmaktadır…

Türkçenin Diriliş Hareketi adlı kitabımızın imza günü etkinliklerinden bir kare…

YALÇIN MIHÇI - İZLETİLER

YALÇIN MIHÇI'NIN, TÜRK BİRLİĞİNİN SAĞLANMASI İÇİN YAPTIĞI ÇALIŞMALARDAN BAZILARI (TÜRKBİRDEV KONUŞMASI)

YALÇIN MIHÇI'NIN, "BİR DAHA GEL, GEL SAMSUN'DAN" ETKİNLİĞİNDEKİ KONUŞMASI

TÜRK BAYRAĞI YANLIŞ ASILIYOR!

Sevgideğer dostlarım,

Öncelikle hepinizi göstermiş olduğunuz duyarlılıktan ötürü kutlar saygı ve sevgilerimi sunarım…

Üyelerimizden, bayrağımızın doğru asılması ile ilgili görseller gelmeye devam ediyor. Sizler de görsellerinizi gönderin yayına alalım. Ulusal bir bilinç kampanyası oluşturalım. Türkçenin Diriliş Hareketi Derneği olarak bu ulusal davamızı başarıya ulaştırmaya kararlıyız. Sizler de bize destek olun, tüm yurttaşlarımızı bilinçlendirelim. 

Önce ayrıntıları açıklayalım.

GÖNDER İÇİN HAZIRLANAN BAYRAĞI DUVARDAN AŞAĞI TERS ASMAK YANLIŞTIR

“Türk bayrağı nasıl asılır?” şeklindeki bir soruyla çoğumuz karşılaşmamış, bütün iyi niyetimizle Türk bayrağını balkonlara, pencerelere, araçların camlarına gönlümüzden geldiği gibi asmışızdır.

Fakat Türk bayrağının gerçek asılma şekli şu anda Türkiye’nin dört bir yanında maalesef doğru olarak uygulanmıyor.

Doğru kullanım aşağıdadır.

Bayrakların savaşta, barışta ve işgal altında nasıl asıldıklarına bakalım. Bakalım da hatalarımızı iyi görelim.

Yatay çizgili ve renkli bayraklar; örneğin Fransız, Bulgar vb. bayraklar savaşta kendi ekseninde alttaki renk üste gelecek şekilde ters asılır. Barışta ise normal biçimde asılır.

Bizde ise savaş ve işgal yılları boyunca hilal aşağıya bakacak şekilde bayrağımız ters asılmış ve ulusal yasımız böyle şifreli bir şekilde ifade edilmiştir.
 

İSTİKLAL MARŞIMIZIN YAZARI MİLLİ ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY’UN SÖZLERİNDEKİ ŞİFRE BÖYLECE ORTAYA ÇIKMIŞ OLUYOR!

Bizim bayrağımız ise duygu dolu simgelerden oluşur. Ay ve yıldız tarih boyunca biz Türkler için özgürlüğün ve bağımsızlığın simgesi olmuştur.

Bayrağımız yukarı doğru bakacak biçimde asıldığında “adeta gülümseyen bir yüzü” andırmaktadır.

İstiklal marşımızda geçen şu ifadeler; bayrağımızın boynu bükük olmamasını, gururla gülümseyip mutlu olmasını simgeleyen ifadeler değil midir?

“Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal, 
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?”

Buradaki “Kahraman ırkıma bir gül!” ifadesi bayrağımızın doğru asılmasına, gururla gülümsemesine işaret eden bir şifredir. 

Bize düşen ise bayrağımızın daima yukarı doğru bakarak gülümsemesini sağlamaktır.

“HİLAL ALTTADIR YILDIZ ÜSTTE”

Balkanlar’daki, Anadolu’daki ve de Arap Yarımadasındaki tapu senetlerimiz olan şehitliklerimize ve kabir taşlarımıza bakarsak hilal hep alttadır ve iki elini göğe açmış biçimde yıldızı kucaklamaya hazırdır. 

GÖNDER İÇİN HAZIRLANAN BAYRAĞI DUVARDAN AŞAĞI TERS ASMAK YANLIŞTIR

Devlet kurumlarımız da yanlış asmaktadır. Günümüzde “gönder için yapılan bayraklarımızı” binalara asıyoruz ve hilal aşağı doğru duruyor. Bu durum işgal yıllarının garipliğidir. Oysa cebinizdeki paralara bir bakın, hilal göğe el açmış, yıldız da üsttedir. Okullar, üniversiteler, askeri karargâhlar; camlara, iç ve dış duvarlara hep hatalı bayrak asmaktadır.”

DOĞRU ÖRNEK: GÖKTÜRK PARASI

Atalarımız da bayrağımızı doğru asmıştır. Örneğin Göktürk devletine ait bu parada hilal yukarı bakmaktadır. 

ÜYELERİMİZİN GÖNDERDİĞİ DOĞRU ÖRNEKLER

SİMGELERİNDE DOĞRU BAYRAK KULLANAN KURUMLARIMIZ

Simgelerinde doğru bayrak kullanan kurumlarımızı gönülden alkışlıyoruz. Örnek olarak şu görselleri ilginize sunuyorum.

Yalnızca sömürge ya da işgal altındaki ülkelerde bayrağın hilali aşağı doğru bakar. İşgal yıllarında Anadolu’da ve diğer topraklarımızdaki her yerde hilal aşağı bakardı. Kurtuluş savaşımızdan sonra Atatürk bayrağımızın boynu bükük asılmasına son vermiş ve herkesten bayrağımızı doğru asmasını istemiştir.

Biz sömürge değiliz, işgal altında değiliz!
Lütfen bayrağımızı doğru asalım.

Hilalimiz gökyüzüne bakacak biçimde gururla dalgalansın!

Paylaşıp herkesi bilinçlendirelim.
BAYRAĞIMIZI DOĞRU ASALIM!

Saygılarımla.

Yalçın Mıhçı

Türkçenin Diriliş Hareketi Derneği Genel Başkanı

* Dipçe: Göndere asılan bayraktan değil duvara ve camlara asılan bayrağımızdan bahsediyoruz.

Doğru kullanım aşağıdadır.